Üçüncü Araştırmacı Eğitimi Atölyemizi Diyarbakır’da Gerçekleştirdik

Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) olarak Araştırmacı Eğitimi atölyemizin üçüncüsünü bu yıl  “Toplumsal Barış için Araştırma Yöntemleri” başlığı altında 13-15 Mayıs tarihlerinde Diyarbakır’da gerçekleştirdik.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında gerçekleştirdiğimiz atölye Bilkent Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Burak Özçetin’in “Barışın Dili ve Muarızları” başlıklı oturumuyla başladı. Özçetin, barışın dilinin; tanıma, muhataplık, adalet ve çoğulluk gibi ilkelerle kurulurken düşmanlaştırma, güvenlikleştirme ve stereotipleştirme gibi söylemsel mekanizmaların barışı engelleyeceğini öne sürdü. Barışı inceleyebilmek adına araştırmacıların barış söylemini karşıt söylemler de dahil olmak üzere nasıl çözümleyebileceği ile ilgili konuştu. Ardından ZFA Araştırma Kurucusu Dr. Feyza Akınerdem “Hakikat Sonrası Dünyada Veri, Olgu ve Analiz” başlıklı sunumunda, kutuplaşma, medya ve toplumsal barış ekseninde yürütülen saha çalışmalarından paylaşımlarla hakikat sonrası çağda barış için araştırma yapmanın imkân ve zorluklarından bahsetti. Akınerdem barış araştırmalarının metodolojik, etik ve siyasal boyutlarının yanı sıra, saha araştırmacılığında araştırmacının konumunun, temsil krizinin ve güven inşasının üzerine değerlendirmeler paylaştı.

Atölyenin ikinci gününde “Kürt Meselesi Araştırmalarda Kendini Nasıl Gösteriyor?” başlıklı sunumunda Veri Enstitüsü Genel Müdürü Bekir Ağırdır, kamuoyu araştırmacılığında kimlik, kutuplaşma ve barış taleplerinin nasıl ölçüldüğünü paylaştı. Ağırdır, metodolojik ve etik olarak araştırmacının alması gereken sorumlulukları saha deneyimleri kapsamında değerlendirdi. Sonrasında KSC Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mesut Yeğen, “Araştırmacılar için Kürt Meselesi: Tarihsel Kavşaklar, Aktörler ve Yaklaşımlar” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Yeğen, Geç Osmanlı döneminden başlayarak Kürt meselesinde değişen dinamikleri, aktörleri ve devlet politikalarını değerlendirdi. Kürtlerin aidiyet duygusunun bu tarihsellikle birlikte yarattığı aşırı siyasallaşmanın araştırmacı üzerindeki zorlukları ve imkânları tartışıldı.

Atölyemizin üçüncü gününde KSC Direktörü Reha Ruhavioğlu, Kürt Çalışmaları Merkezi’nin kuruluş sürecinden yola çıkarak bu alanda araştırma yapmanın getirdiği yapısal güçlükleri ve imkânları tartıştı. Kurumsal hafıza, uzun soluklu alan deneyimi ve siyasal duyarlılık gerektiren bu çalışma alanında sahaya bakmak ne anlama gelir sorusunu merkeze aldı. Ayrıca Kürt toplumundaki dönüşümlerin araştırma süreçlerine ve bulgulara nasıl yansıdığı ele alındı; Ekim 2024’ten itibaren şekillenen yeni süreçte KSC’nin ürettiği veriler ve yoğunlaştığı çalışma alanları da katılımcılarla paylaşıldı.

Ardından National University of Singapore’dan doktora araştırmacısı Mehmet İlhanlı, Diyarbakır’daki etnik içi çatışma dinamiklerini gençlerin barış algısı, kimlik inşası ve gündelik deneyimleri üzerinden ele aldı. “Çatışmanın Kuşaklara Aktarımını Çalışmak” başlıklı oturumunda gençler, çatışmanın pasif nesneleri olarak değil, barışın olanaklarını müzakere eden aktif özneler olarak konumlandırdığı master tezinde karşılaştığı bulguları paylaştı. Saha çalışmasının tarihsel travmalar ve çatışma hafızasıyla örülü bir bağlamda yürütülen ilişkisel bir bilgi üretim pratiği olduğu vurgulandı. Günün son oturumunda Koç Üniversitesi’nden araştırmacı Helin Yaren Ekmen, metin-veri yaklaşımını ve büyük dil modellerinin toplumsal araştırmalarda nasıl kullanılabileceğini aktardı. “Text-as-Data: LLM Destekli Metin Analizi” oturumunda sosyal medya paylaşımlarından meclis tutanaklarına uzanan geniş bir veri yelpazesinde metin verisinin araştırma sorusuyla nasıl ilişkilendirileceği, manuel etiketleme ve konu modelleme gibi yöntemlerin LLM (Large Language Model) ile nasıl bir arada kullanılabileceği tartışıldı.

Üç günlük atölye programımız, Kürt çalışmaları alanında hem kuramsal hem de metodolojik açıdan verimli bir buluşma noktası oldu. Kürt meselesinin gün yeni boyutlar kazandığı bu önemli dönemde KSC olarak düzenlediğimiz atölyeye katkı sunan tüm araştırmacı ve katılımcılara; ev sahipliği için de Botan International’a teşekkür ederiz.